İkinci el araçta sonradan ortaya çıkan her arıza otomatik olarak gizli ayıp sayılmaz. Satış anındaki durum, kusurun niteliği, tarafların sıfatı ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
İkinci el araç satın alındıktan kısa süre sonra motor, şanzıman veya başka önemli bir sistemde arıza çıkması, tek başına her durumda satıcının sorumlu olduğu anlamına gelmez. Hukuki değerlendirmede arızanın niteliği, satış anında mevcut olup olmadığı, alıcıya bildirilip bildirilmediği ve tarafların sıfatı önem taşır.
Ayıplı araç ne demektir?
Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun, teslim anında kararlaştırılan veya objektif olarak bulunması gereken özellikleri taşımayan malları ayıplı mal olarak düzenler. Aracın makul olarak beklenen faydasını azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklikler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Satıcı galeri ile bireysel satıcı aynı mı?
Hayır. Aracı ticari veya mesleki amaçla satan bir işletme ile tüketici arasındaki satışlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gündeme gelir. İki kişinin kendi aralarındaki bireysel araç satışında ise uyuşmazlık tüketici işlemi olmayabilir ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle başvuru yolu somut satış ilişkisinin taraflarına göre belirlenmelidir.
Alıcının hangi hakları olabilir?
6502 sayılı Kanun kapsamındaki bir tüketici satışında malın ayıplı olduğunun anlaşılması hâlinde tüketici; şartlarına göre sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim, ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız misliyle değiştirme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Somut olayda hangi hakkın uygulanabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
“Ekspertiz yaptırdın, artık hak iddia edemezsin” doğru mu?
Bu kadar kesin bir sonuç çıkarılamaz. Ekspertiz raporunun kapsamı, ayıbın olağan incelemeyle fark edilip edilemeyeceği, satıcının yaptığı açıklamalar ve kusurun niteliği birlikte değerlendirilir. Satıştan önce açıkça bildirilen ve alıcının bildiği bir husus ile sonradan ortaya çıkan, satış sırasında bilinmeyen bir kusurun hukuki durumu aynı değildir.
İspat neden önemli?
Uyuşmazlığın merkezinde çoğu kez arızanın satıştan önce mevcut olup olmadığı bulunur. Tüketici satışlarında Kanun ayrıca teslimden itibaren belirli süre içinde ortaya çıkan ayıplar yönünden ispat yüküne ilişkin özel düzenleme içerir. Ancak bu karinenin uygulanması da malın ve ayıbın niteliğine bağlıdır.
Ne yapılmalı?
Ciddi bir arıza fark edildiğinde aracın mevcut durumunun korunması, teknik arıza ve sebebinin güvenilir biçimde belgelenmesi, satış ilanı ve yazışmaların saklanması ve satıcıya talebin ispatlanabilir biçimde yöneltilmesi uyuşmazlığın ilerleyen aşamalarında önem taşıyabilir. Gerekirse delil tespiti ve bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Başvuru yolu nasıl belirlenir?
Satışın tüketici işlemi olup olmadığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya genel görevli mahkemeler gündeme gelebilir. Tüketici mahkemesinde görülecek bazı uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır; kanunda sayılan istisnalar ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sonuç
İkinci el araçta sonradan ortaya çıkan her arıza otomatik olarak “gizli ayıp” değildir; ancak satış sırasında mevcut olup alıcıya açıklanmayan ve aracın kullanımını veya değerini etkileyen bir kusur satıcının hukuki sorumluluğunu doğurabilir. En önemli aşamalardan biri, araç üzerinde geri döndürülemez işlem yapılmadan önce ayıbın teknik ve hukuki açıdan doğru şekilde belgelenmesidir.
İkinci el araç satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda satış belgeleri, ekspertiz ve teknik kayıtlar birlikte incelenmelidir.
İLETİŞİME GEÇ →